26 Ağustos 2012 Pazar

Zeytinyağlı bamya yemeği


Bu zamana kadar ağzıma bile sürmedim, çünkü sevmiyordum... Ta ki kendim yapana kadar :) Demek ki insanların damak tadları değişebiliyormuş...

Tarife gelecek olursak, yapılışı son derece kolay ve çabuk pişen bir yemek. Tek el oyalayıcı tarafı bamyaları ayıklamak...

Malzemeler:
  • Yarım kilo bamya
  • 2 adet domates
  • 2 adet orta boy soğan
  • 1 yemek kaşığı limon suyu
  • Tuz

Yapılışı:
Bamyaların tepesini huni şeklinde keselim ve çok zedelemeden yıkayıp süzdürelim. Soğanlarımızı yemeklik doğrayıp sıvıyağ ile pembeleşinceye kadar kavuralım ve küp doğranmış domatesleri de ilave edip, domatesler yumuşayıncaya kadar kavurmaya devam edelim. Son olarak, bamyaları da ilave edelim ve bir iki sefer karıştırıp suyunu ekleyerek pişmeye bırakalım. Tam bu sırada bir yemek kaşığı limon suyunu ve tuzunu da ilave edelim. Önce orta ateşte kaynadıktan sonra kısık ateşte bamyalar yumuşayıncaya kadar pişirelim.

Afiyet olsun...


16 Ağustos 2012 Perşembe

Şekerpare

Şekerpareyi annem çok sık yapardı eskiden... Benim en çok sevdiğim kısmı ise fındıklarını yemekti :)   Sevdiğim bir tatlıdır aslında, ama içinde bir de margarin, tereyağ olmasa :(   Aslında sıvıyağ ile yapılan tarifler de var. Ben de bir sonraki sefer sıvıyağ ile deneyeceğim. O zaman tekrar paylaşırım sizinle. Yapımı kolay ve çok da el oyalamayan bir tatlı. Şimdi geçelim tarife...



Malzemeler:
  • 125 gr. Tereyağ (oda ısısında)
  • 1 kahve fincanı sıvıyağ
  • 1 yumurta
  • Yarım su bardağı pudra şekeri
  • 2 yemek kaşığı irmik
  • 1,5 yemek kaşığı hindistan cevizi
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 paket vanilin
  • 3 - 3,5 su bardağı un

     Şerbeti için:
  • 3 su bardağı toz şeker
  • 4 su bardağı su

     Üzeri için:
  • Fındık

Yapılışı:
Öncelikle tereyağ, sıvıyağ ve yumurtayı bir kaba alalım ve özleşene kadar çırpalım. Pudra şekeri, irmik, hindistan cevizi, kabartma tozu ve vanilini de ilave edip karıştırmaya devam edelim. Son olarak unumuzu da yavaş yavaş ilave edip yoğuralım. Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp yuvarlayalım ve yağlı kağıt serili fırın tepsimize dizelim. Üstlerine de birer tane fındık koyalım ve önceden ısıttığımız fırında üstleri kızarana kadar pişirelim. Tatlımız fırında pişerken biz de şerbetimizi hazırlayalım ve kıvam alan şerbetin altını kapatalım. Tatlımızı fırından çıkarır çıkarmaz sıcak şerbeti tatlının üstüne dökelim (şerbet de, tatlı da sıcak olacak). Şerbeti çekip soğuduğunda servis edebilirsiniz.

Not: Yumurta kokusundan hoşlanmadığım için ve zaten içinde de yumurta olduğu için ben ayrıca üzerine yumurta sarısı sürmedim. Bence hiç gerek yok, ama tercih sizin.

Afiyet olsun...

12 Ağustos 2012 Pazar

Tavuklu karnıyarık

Tek kelime ile “harika” bir lezzet gerçekten. Eşim patlıcan yemeklerini çok sever. Ben de “olsa da yesem” demem ama severim işte. Epeydir karnıyarık yapmıyordum, çünkü evimizde bir süredir etrafın batmasından, evin yağ kokmasından dolayı hiç kızartma yapmıyordum. Genelde fırında yapıyorum. Ama haftasonu misafir olunca ve ana yemek olarak karnıyarık yapmaya karar verince bu kararımı kısa bir süreliğine rafa kaldırdım ve farklı birşey olmasını istediğimden tavuklu yapmaya karar verdim. Emin olun ki kıymalıdan çok daha lezzetli oldu. Bence tavuk, patlıcana çok ama çok yakışıyor. Bundan sonra kolay kolay kıymalı yapmam :) Resimlerin kusuruna bakmayın, sofraya gitmeden alelacele çekildiler...

Malzemeler:
  • 5 adet orta boy patlıcan
  • Yarım kilo tavuk (ben bonfile alıp zar şeklinde doğradım)
  • 1 adet domates
  • 2-3 adet sivri biber
  • 1 küçük boy soğan
  • Sıvıyağ (patlıcanları kızartmak için)
  • 100-150 gr. kaşar peyniri
  • Karabiber
  • Kekik
Üzeri için;
  • Yarım yemek kaşığı domates salçası
  • Yarım yemek kaşığı biber salçası
  • Bir miktar su (göz kararı koydum ama yarım su bardağına yakın)

Yapılışı:
Öncelikle patlıcanlarımızı alacalı soyup bıçakla bir kaç delik açalım ve kızgın yağda kızartalım. Kızaran patlıcanları havlu kağıt üzerine alıp fazla yağlarını çektirelim. Bu arada zar şeklinde doğranmış tavuklarımızı yağsız tavaya koyalım ve suyunu salıp çekene kadar pişirelim. Suyunu iyice çeken tavuklara bir miktar sıvıyağ ekleyip kavuralım ve tavuklara soğanı da ekleyip biraz daha kavuralım. Son olarak, küp doğranmış domatesleri, biberleri ve baharatları ekleyip kapağını kapatıp orta ateşte pişmeye bırakalım. Domatesler kendini iyice saldığında altını kapatabilirsiniz. Karnıyarıkları bir borcama dizelim ve ortalarına tavuklu içimizden koyalım. Bu arada ayrı bir tavada domates ve biber salçasını bir miktar su ile açalım ve orta ateşte bir taşım kaynatıp altını kapatalım. Hazırladığımız bu sosu bir kaşık yardımı ile patlıcanların üzerine gezdirelim ve yine patlıcanların üzerlerine rendelenmiş kaşarları da ilave edip önceden ısıtılmış fırında kaşarlar eriyene kadar pişirelim. Fırından çıkan karnıyarıkları soğutmadan servis edelim.

Afiyet olsun :)

10 Ağustos 2012 Cuma

Güllaç


Ramazan ayının meşhur tatlısı :) Bu tarif neredeyse iki haftadır bekliyor ama ben tembelliğimden bir türlü yayınlayamadım... Malum, Ramazan'da tatlı ihtiyacı artıyor (gerçi benim tatlı ihtiyacım hiç bitmiyor ama neyse...) Güllacı çok severim aslında, ama buna rağmen ilk defa yaptım, gayet de güzel oldu :) Siz de benim gibi henüz denemediyseniz mutlaka deneyin derim. Biz iki kişi olduğumuzdan bir paket güllacın yarısını kullandım ve tarifi kendi yaptığım şekli ile paylaşıyorum...

Malzemeler:
  • 1 paket güllaç (ben yarısını kullandım)
  • 4 su bardağı süt
  • 1,5 su bardağı şeker
  • Bir paket vanilin
  • Gül suyu (ben koymadım)
  • Bir su bardağı ceviz (fındık veya fıstık da koyabilirsiniz)
Üstünü süslemek için; Antep fıstığı, ceviz, fındık, kiraz, nar... Nasıl arzu ederseniz (Ben sadece cevizle süsledim)

Yapılışı:
Öncelikle, süt ve şekeri orta ateşte şeker eriyene kadar karıştıralım. İyice ısınan sütü ocaktan almadan bir paket vanilini de ilave edelim ve ocağın altını kapatalım. Dikdörtgen bir borcama bir sıra güllaç yaprağı koyup üzerine bir kepçe yardımı ile sıcak süt dökelim. Güllaç yapraklarını yarılayıncaya kadar aynı işleme devam edelim. Ve ortasına geldiğimizde bir su bardağı çekilmiş cevizi serpelim. Kalan güllaç yapraklarını da yine aynı şekilde sütle ıslatalım. Son olarak, üst süslemesini de yapıp oda ısısında soğuyan güllacımızı dolaba kaldıralım ve iyice soğuduktan sonra servis edelim.

Not: Üzerine bir top dondurma koyarak da servis edebilirsiniz. Çok yakışıyor...

Afiyet olsun...

8 Ağustos 2012 Çarşamba

Ispanaklı börek

Haftasonu kayınvalidemleri iftar yemeğine davet ettim. Bu börekler de iftar için yapıldı. Börekler arasında ıspanaklı börek favorimdir. Lise yıllarımda arkadaşımın annesi yapar, beni de mutlaka davet ederdi. Ispanaklı böreği sevmemdeki payı büyüktür anlayacağınız :)   Lafı daha fazla uzatmadan tarife geçiyorum...




Malzemeler:
  • 5 adet yufka
  • 1 su bardağı süt
  • 1 su bardağı yoğurt
  • 1 su bardağı sıvıyağ
  • 1 adet yumurta
  • Tuz (bir tutam)
  • Çörek otu veya susam

     İç malzemesi için;
  • 2 bağ ıspanak
  • 1 adet orta boy soğan
  • Karabiber, tuz (damak tadınıza göre)

Yapılışı:
Öncelikle, ıspanağımızı yıkayıp doğradıktan sonra bir miktar yağ ile sotelediğimiz soğanlara ilave edip pişirelim. Pişen ıspanağımızı biraz soğumaya bırakalım. Fırın tepsimizi bir miktar sıvıyağ ile yağlayalım ve yufkamızın birini uçları dışarı sarkacak şekilde serelim. Bu arada süt, yoğurt, sıvıyağ, yumurta ve tuzu birlikte iyice karıştıralım. Tepsiye serdiğimiz yufkanın her yerine gelecek şekilde bu sostan bolca sürelim. İkinci yufkayı da kopararak serelim ve üzerine sostan bolca sürelim. Yufkanın ortasına geldiğimizde iç harcımızı böreğin her yerine yedirelim. Üçüncü ve dördüncü yufkaların da her katına bolca sos sürelim. Kalan son yufkanın da üzerine sostan bolca sürelim ve son olarak tepsimizden sarkan yufkaları üzerine kapatıp sıvıyağ ile yağlayalım. Hatta sostan artarsa en son üzerine bolca sürelim (daha iyi olur). Üzerine damak tadımıza göre çörekotu ya da susam serpelim. Böreğimizi, önceden ısıttığımız fırında üzeri kızarana kadar pişirelim. Fırından çıkarmadan önce üzerine bir miktar tereyağ sürerseniz daha da lezzetli olur.

Afiyet olsun :)


30 Temmuz 2012 Pazartesi

Sarımsaklı yoğurtlu soslu mantar

Haftasonu bir yakınımıza iftara davetliydik ve tarifini vereceğim yemeği ilk olarak orada yedik. Abartmıyorum ama gerçekten sofranın favorisiydi. Tarifini almamak olmazdı :)   Ben de hiç vakit kaybetmeden yaptım tabi. Tadı gerçekten harika. Davet sofralarınızda farklı bir lezzet sunmak isterseniz mutlaka yapın derim. Lafı daha fazla uzatmadan tarife geçeyim...




Malzemeler:
  • 1 ya da 2 paket kültür mantarı (biz iki kişi olduğumuz için bir paket yaptım)
  • Yeteri kadar yoğurt
  • 3-4 diş rendelenmiş sarımsak
  • Sıvıyağ, tereyağ, pulbiber (göz kararı)
  • 1 tatlı kaşığı kadar salça
  • Tuz

Yapılışı:
Mantarlar yıkanır ve sap kısımları ayrılır. Sapları ayrılan mantarlar yağsız tavaya konur ve suyunu salıp çekene kadar pişirilir. Suyunu iyice çeken mantarlara çok az sıvı yağ ve tuz ekleyerek kavrulur. Soğuyan mantarlar sarımsaklı yoğurt ile karıştırılır. Bu arada üzeri için sıvıyağ, tereyağ, pul biber ve salça birlikte kavrulur ve yoğurtlu mantarların üzerine gezdirilir.

Afiyet olsun :)

28 Temmuz 2012 Cumartesi

Tiramisu


Öncelikle, hepimizin Ramazan ayı mübarek olsun... Daha önce sizlere kedi dili bisküvisi ile yapılmış kuplarda porsiyonluk tiramisu tarifi vermiştim. Ama benim favorim pandispanya ile yapılan. Haftasonu gittiğimiz iftar davetine hazır birşeyler almak yerine, kendim birşeyler yapıp götürmek istedim. Epey bir düşündükten sonra, iftardan sonra hem hafif, hem serin bir lezzet olsun istediğimden Tiramisu yapmaya karar verdim. Hem yemekten sonra nescafe ile ıslatılmış serin bir tat güzel olur diye düşündüm :)


Malzemeler (8 kişilik):
  • 1 adet kakaolu hazır pandispanya
  • 2 çay fincanı sıcak su
  • 2 yemek kaşığı toz neskafe (ben gold kullandım)
  • 2 yemek kaşığı şeker

     Kreması için;
  • 3 su bardağı süt
  • 4 yemek kaşığı un
  • 4 yemek kaşığı şeker
  • 1 paket (200 gr) labne peyniri
  • 1 paket vanilya

     Üzeri için;
  • 1 tatlı kaşığı kakao
  • 1 tatlı kaşığı Türk kahvesi

Yapılışı:

Öncelikle krema için, labne ve vanilya hariç tüm malzemeyi (süt, un ve şeker) ocakta muhallebi kıvamına gelene kadar sürekli karıştırarak pişirelim. Ocağın altını kapatmaya yakın vanilyasını ilave edip karıştıralım ve ılınması için bir kenara bırakalım. Hafif ılınan muhallebi kıvamındaki kremamıza labneyi ekleyelim ve mikserle 1-2 dakika kadar çırpalım. Bu arada; derin bir kase içinde 2 çay fincanı sıcak su, 2 yemek kaşığı toz neskafe ve 2 yemek kaşığı şeker ile neskafemizi hazırlayalım ve hazırladığımız neskafe ile pandispanyamızın bir katını ıslatalım. Üzerine muhallebinin yarısını yedirelim. Muhallebinin üzerine pandispanyanın ikinci katını da koyup aynı şekilde nescafe ile ıslatalım ve kalan muhallebiyi pandispanyanın üzerine ve yanlarına yedirelim. Üzerini süslemek için kakao ve Türk kahvesini bir süzgeç yardımı ile pandispanyamızın üzerine eşit şekilde yayalım ve soğuması için buzdolabına kaldıralım.

Afiyet olsun...

19 Temmuz 2012 Perşembe

Vişne reçeli

İki sene önce çilek reçeli yapmıştım ama vişne reçeli yapmaya çekirdeklerini ayıklama korkusundan cesaret edemiyordum. Aslında en çok sevdiğim reçellerin başında gelir vişne. Marketten sürekli alıyordum, zaten sadece vişneyi hazır alıyordum ama artık onu da almayacağım. Kesinlikle ev yapımı reçelin yerini tutmuyor. Bu sebepten dolayı “bu sene mutlaka deneyeceğim” dedim ve vişne çıkar çıkmaz yaptım... Gerçekten harika oldu. Birçok şeyi evde yapıyorum artık ve mümkün olduğunca hazır ürünler almamaya çalışıyorum. Bu arada, korktuğum gibi olmadığını anladım. Çekirdeklerini ayıklamak da, reçeli yapmak da son derece basit. Bence vişne sezonu bitmeden alıp yapın. Mis gibi ev yapımı reçeliniz olsun :)

Malzemeler:
  • 1 kg. vişne
  • 1 kg. toz şeker

Yapılışı:
Öncelikle vişneleri güzelce yıkayıp çekirdeklerini çıkaralım (çekirdeklerini ince uçlu birşeyle çok rahat çıkarabilirsiniz). Daha sonra tencereye bir sıra vişne bir sıra şeker olacak şekilde koyalım ve suyunu salması için bir gece ağzı kapalı bir şekilde bekletelim. Aceleniz varsa 1 bardak su ilave edip hemen de kaynatabilirsiniz, ama ben bu şekilde hiç denemedim ve her zaman kendi suyu ile pişirmeyi tercih ediyorum. Lezzet olarak çok fark ediyor diyorlar ona göre :)   Bir gece bekleyen vişneleri kendi suyu ile orta ateşte pişirmeye başlayalım. Reçel kıvamı aldıktan sonra altını kapatalım (reçelden çok az bir tabağa koyup kıvamına bakıp olup olmadığına bakabilirsiniz). İyice soğuduktan sonra kavanozlara boşaltıp kaldıralım.

Not: Pişmesine yakın limon suyu da ekliyorlar ama ben hiç eklemedim. Ekleyip eklememek size kalmış bence.

Afiyet olsun...

7 Temmuz 2012 Cumartesi

Sufle tadında çikolatalı bir lezzet...



Bu tarifi Mutfak Sırları'nda (www.mutfaksirlari.blogspot.com) görmüştüm. En kısa zamanda denemek üzere tarifi not etmiştim. Epey oldu bu tarifi göreli, fakat denemek ancak kısmet oldu... Denedikten sonra bu kadar geç denemiş olmama üzüldüm, çünkü gerçekten harika bir lezzet. Çikolata krizlerine bire bir :)   Tadı sufle ile aynı ama sufleden çok daha hafif. Yapımı da çok kolay. Bu harika tarif için Nilay hanıma teşekkür ediyorum. Yalnız, bir sonraki yapışımda sufle kapları ile porsiyonluk pişirmeyi düşünüyorum. İşte buyurun tarifi...

Malzemeler:
  • 200 gr. Bitter çikolata
  • 200 gr. krema
  • 1 su bardağı esmer toz şeker (ben normal şeker kullandım)
  • 3 adet yumurta

Yapılışı:
Öncelikle çikolataları ufak parçalara bölelim ve benmaride eritmeye başlayalım. Çikolatalar eridiğinde kremayı da ekleyip iyice karıştıralım ve pürüzsüz bir hal alınca ocaktan alıp soğumaya bırakalım. Bu arada biz de yumurta ve şekeri yüksek devirde 15 dakika çırpalım. Ilınan çikolatayı yumurtalı karışıma üç seferde aşağıdan yukarıya doğru karıştırarak yedirelim. Yağlı kağıt serilmiş 24 cm’lik çember kalıpta veya benim yaptığım gibi kare bir kalıba dökerek önceden ısıttığınız fırında pişirebilirsiniz. Derece olarak ben kek pişirdiğim derecede pişirdim (150 derece). Siz de kendi fırınınızda keki kaç derecede pişiriyorsanız o derecede pişirebilirsiniz. Arada kürdan batırarak test edebilirsiniz. Ilık ya da soğuk olarak ve üzerine bir top da dondurma ilave ederek servis edebilirsiniz.

Not: Ben bir sonraki yapışımda kesinlikle sufle kaplarına paylaştırarak porsiyonluk yapacağım.

Afiyet olsun :)

3 Temmuz 2012 Salı

Diş kurabiyeleri


Bu kurabiyeleri iş yerinden arkadaşım sevgili Nilüfer’in yeğeni Toros’un diş buğdayı için yaptım. Çok canı yanmadan, anne babasını üzmeden hayırlısıyla sağlıklı dişler çıkarması dileğiyle... Sırada Nilüfer’in kızı Koza’nın diş buğdayı var ve heyecanla ilk dişini çıkarmasını bekliyoruz (onlarla beraber ben de bu güzel haberi bekliyorum :) ).